CUMHURBAŞKANI AHMET NECDET SEZER’İN RUSYA’YI ZİYARETİ VE BU ZİYARETTEN MOSKOVA’NIN BEKLENTİLERİ

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in 28 haziran 2006’da Rusya ziyareti sadece iki ülke arasındaki ikili ilişkilerinin bundan sonraki gelişmelerini değil, aynı zamanda bölgede ve dünyada güvenliğin ve istikrarın temini çerçevesinde olacak önemli bir görüşme niteliğindedir.

Ankara’da bulunan Rus Büyükelçisi Peter Stengi Rus - Türk birlikteliğinin şimdiki durumuna değinerek, özellikle “günümüzde Moskova’nın ve Ankara’nın görüşmeler yapmasının gerekliliğini” belirtti. İki ülke arasındaki emniyetin üstün inancı, her türlü problemi görüşmeler sırasında açığa çıkarmaya ve çözmeye imkan vermektedir. Bu inanç iki tarafın istikrarlı politik diyaloğunu doğrulamaktadır. Sadece 12 ayda (aralık 2004 – aralık 2005 ) üstün nitelikli altı Rus – Türk görüşmesi yapılmıştır.

Buna iki ülkenin Dışişleri Bakanlarının, diğer bakanların ve bakanlığa bağlı heyetlerin düzenli görüşmelerini hatta Rusya ve Türkiye’nin yöneticilerinin yaptığı düzenli telefon görüşmelerini de eklemek gerekir. Bu tip olağan telefon görüşmeleri ayrıca iki ülkenin bakanları Abdullah Gül ve Sergey Lavrov’un arasında Milli Güvenlik Genel Sekreteri İrina Ali Larisa’nın Mayıs ayında Türkiye’yi ziyareti öncesinde de olmuştur.

Önemli bir uluslararası problem olan İran nükleer programı hakkında tarafların mutabık düşünceleriyle verimli bir görüşme gerçekleşmiştir. Üst düzey Rus-Türk politik diyaloğu şüphesiz iki ülke arasındaki diğer konularda da olumlu bir gelişme gösterecektir. Örneğin ticari- ekonomik ilişkileri ele alalım. Uzmanlar iki tarafın mal sürümünün rakamlarının artacağını tahmin ediyorlar. Öyle ki, 2001 yılında toplam mal sürümü yaklaşık 3,8 milyar dolar civarındayken, 2005 yılında bu sürüm 15,2 milyar dolara ulaşmıştır. Rusya ve Türkiye arasındaki mal sürümünün sadece bu yılki birinci 3 aylık planı geçen yılın aynı dönemine oranla %34 oranında artmıştır. Bugün artık Türkiye Rus pazarında Japonya, İngiltere, Fransa, Hindistan ve Güney Kore’nin önüne geçmektedir. Rus-Türk ticari ve ekonomik bağların hızlı gelişimi birkaç yıl sonra Rusya’nın ticarette önde gelen dostlarından birinin de Türkiye olacağını ortaya koyar.

Rusya ve Türkiye arasındaki ticari-ekonomik ilişkinin temelini iki ülkenin enerji sahasındaki iş birliği oluşturmaktadır. Karadeniz üzerinden geçen gaz yolu “Mavi Akım” ile birlikte 5 milyar m³ doğal gaz ithal edilmiştir. 2005 yılında Rus doğal gazının Türkiye’ye teslim hacmi 18 milyar m³ ‘ten fazla olmuştur.

Yaklaşık 14 milyar dolarlık önemli projeleri hayata geçiren Türk inşaat şirketleri Rusya’da faaliyet göstermektedir. Rus pazarında Türklerin toplam yatırımları 3 milyar dolar civarındadır. Sadece Moskova ve civarındaki bölgede değişik firmalarda, inşaat ve sanayi alanında yaklaşık 50 bin civarında Türk vatandaşı çalışmaktadır. Öte yandan, 2005 yılında Türkiye’ye gelen turistlerin yaklaşık 2 milyonu Rus vatandaşıdır.

2006 yılında da her alanda yapılan Rus-Türk görüşmeleri devam etmiştir. Öyle ki, nisan ayında Türkiye Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Yiğit Alpagon Moskova’ya 3 günlük ziyarette bulundu. Onun Moskova’da Rusya Milli Güvenlik Konseyi Başkanı İgor İvanov ile yaptığı yaklaşık 6 saat süren önemli görüşmelerin her iki ülke içinde çok iyi sonuçları olacaktır.

İstanbul’da 29-30 Mayıs tarihlerinde Rus-Türk ticari-ekonomik işbirliği üzerine devletler arası karma komisyonunun 7. toplantısı yapıldı. Bu toplantı Rus Sanayi ve Enerji Bakanı Viktor Hristenko’yla , Türkiye Cumhuriyeti Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen’in başkanlığında oluştu. Toplantının sonunda Rusya’nın ve Türkiye’nin önümüzdeki iki yıl için ticari- ekonomik ilişkisini arttırmayı hedefleyen taktik ve stratejileri içeren bir Protokol imzalandı. Toplantıda bir kez daha iki tarafın ekonomik hacminin 2007 yılının sonuna kadar 25 milyar dolara ulaşacağından bahsedildi. 31 Mayıs - 1 Haziran tarihlerinde Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Türkiye’yi iki günlük ziyareti sona erdi. Lavrov, ziyareti sırasında Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, TBMM Başkanı Bülent Arınç ve Başbakan Recep Tayip Erdoğan ile görüşmeler yaptı. Rus tarafı dikkatini Türkiye’nin Rusya ile ilişkilerinin gelişmesi konulu Ankara’nın demecine çekti. İki ülkenin Cumhurbaşkanları tarafından 2004 yılında imzalanan Rusya Federasyonu ve Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ortaklığın ve dostluğun derinleşmesi hakkındaki özellikle iki tarafın ilişkilerini yansıtan bu format ortak politik demeçte belirlenmiştir.

Rusya tarafının memnuniyetini Sergey Lavrov’un Ankara’da “ Türkiye iki ülkenin enerjiyle ilgili sorunlarını politikaya yansıtmıyor” şeklindeki sözleri doğruladı. Moskova ve Ankara Rus-Türk ilişkilerinin bu olumlu ortamında ilişkileri daha iyi seviyeye yükseltmek için bir adım daha atıyorlar. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Moskova’yı ziyaretine yönelik hazırlıklar sürüyor.

Bu önemli görüşmelerin gündeminde ne var?

Türkiye ve Rusya’nın bugünkü ilişkilerinin sebeplerini gündeme getirmeye çalışıyoruz. Bize göre, iki ülke de Rus-Türk ilişkilerinin dış politikalarındaki ilklerden biri olduğunu ifade ediyorlar. Türkiye ve Rusya birbirlerini iyi bir komşu ve hem bölgesel hem de uluslar arası işlerde önemli bir ortak olarak görüyor. Türkiye Cumhurbaşkanını yapacağı bu ziyaret iki ülkenin politik diyaloğunu daha da güçlü hale getirecektir. Rus ve Türk Cumhurbaşkanları mevcut ilişkilerin iki ülke arasındaki iş birliğini daha ileri seviyeye taşıyacağı konusunda hem fikirdirler. Ülkelerimizin coğrafi yakınlığı, hem Avrupa hem de Asya’da bulunuşu ve iki ülke halkının tarihi münasebetleri, sıkı ilişkilerin gelişmesini gerekli kılıyor. Özellikle Avrupa arenasında istikrarın sağlanması ve barışın kuvvetlenmesi gibi konularda bu ilişkiler önem kazanıyor. Üst düzey ortak işçi gruplarının hayata geçirdiği, “Avrasya’da Türkiye Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu arasındaki ilişkinin gelişimine yönelik planın uygulanışı Ankara ve Moskova tarafından olumlu şekilde değerlendiriliyor. Bu planda iki ülkenin temsilcileri özellikle hassas sorunları örneğin; Kafkaslardaki iş birliğinin geleceğini tartışıyorlar. Öyle ki, taraflar Avrupa’da ortak işi etkin kılabilmek için üst düzey ortak işçi grupları planının çerçevesinde tartışılan sorunlara itirazın büyümesini önlüyorlar.

Cumhurbaşkanlarının, Moskova’da görüşecekleri problemler arasında: Yakın Doğu’nun düzeltilme süreci, İran nükleer programı, Irak çevresinin durumu, Karadeniz bölgesindeki sorunlar, harp donanması grubu “Bilrksifor” çerçevesi içinde iş birliği ve uluslar arası terörizm, bölgesel aşırılık ve ayrılmalarla ilgili ortak mücadele gibi konular yer alacaktır. Uzmanlar Moskova ve Ankara’nın bu tip önemli uluslararası problemler üzerinde yakın görüşlerini bir kez daha önümüzdeki Türk-Rus görüşmelerinde gösterileceğini belirtiyorlar.

Ahmet Necdet Sezer ve Viladimir Putin Moskova’da iki tarafın ticari-ekonomik ilişkilerinin hacminin artışı için önemli potansiyelin varlığını belirtecekler. Bunu 29-30 mayıs 2006 yılında İstanbul’da Rus-Türk hükumetler arası komisyonun ticari-ekonomik iş birliği üzerine yaptığı 7. toplantısının sonuçları doğrulamıştır.

Moskova dikkatini Türkiye’yle olan elektro enerji alanındaki ilişkisinin gelişmesi üzerine yöneltiyor. Bu alandaki esas kişi Rus tarafından PAO ”Rusya’nın yes” i elektro enerjinin Gürcistan’ın enerji sistemi üzerinden, Ermenistan topraklarındaki Rus işletmelerine kadar Türkiye’ye teslimiyle ilgileniyor. Bu kazançlı proje tüm üyelerin dikkatini çekiyor. Rus şirketleri gaz programında Türkiye’nin katılımıyla ilgileniyorlar hatta Türkiye’de Sovyet Rusya’nın yardımıyla yapılan İskenderiye’deki Demir çelik tesisleri, Seydişehir'deki alüminyum fabrikası, GES inşaat ve demiryolu restorasyonuyla ilgileniyorlar. Enerji alanındaki Rus-Türk ilişkilerine gelince,

Rusya, Türkiye ile her iki tarafa yarar sağlayan birlikteliğin gelişimine çok önem veriyor ve bizce Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’le yapılacak olan görüşmelerde Türkiye ve Rusya’da bulunan her iki ülkenin yatırımcılarının faaliyetlerini konuşmayı planlıyor. Türkiye’de Türk firmalarının Rus firmalarına yaptığı yardımlardan söz ediliyor. Ankara ve Moskova çeşitli yönlerden savaş ve teknik birlikteliğinin üzerinde duracaktır.

Rus yönetimi bugün Türkiye ile olan savaş-teknik alanındaki iş birliğini ilk birlikteliklerinden biri olarak görüyor. Ankara aynı zamanda kazançlı yüklenici olarak Rusya’daki silah ve teknoloji ile de ilgileniyor.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Türk firmalarının geniş katılımında, Rus hükumeti tarafından belirlenen Moskova’da kurulacak bağımsız ekonomik bölgenin gerçekleşmesiyle ilgilendiğini söylüyor. Bu konu önceden Rus ticaret ve ekonomi bakanı RF. German Gref’ın Türkiye’ye yaptığı iş seyahatinde gündeme gelmişti.

Günümüzde sadece Moskova ve civarında yaklaşık 50 bin Türk işçi ve Rus-Türk ortaklığındaki farklı firmalarda görev alan kişiler çalışmaktadır. Ankara, Moskova’da yapılacak olan Rus-Türk toplantısında Kuzey Irak sınırında bulunan RPK ile olan problemleri masaya yatıracak. Çözümünün sadece Irak sınırını değil Türkiye’nin kendi sınır sorununa da değinen kendisi için oldukça önemli olan bu konuda Moskova’nın desteğini istiyor. Moskova’da Kuzey Irak'ta ki durumlara karşı Ankara’nın endişesi konuşulacak. Bizce, bugün iki ülkenin ilişkilerini güçlendirmek için yapılacak olan tüm şartlar, bu konunun çözümüyle sadece iki taraf açısından değil aynı zamanda uluslararası organizasyonlar çerçevesinde de olacaktır.

Türkiye gelecek yakınlaşmalarda Moskova’nın ve Ankara’nın Kıbrıs sorunu üzerindeki durumuyla ilgilenecek. Türkiye’nin AB'ye tüm haklara sahip üyesi olarak giriş sürecinde bu sorun özellikle çok önemli. Kıbrıs sorunu Türkiye’nin AB yolunda ciddi bir engel yaratabilir.

Ankara'nın ve Moskova’nın adanın birleşmesi yönünde her iki topluluğun ilişkilerini geliştirme ve ekonomik yardım düşünceleri aynı şekildedir. Adada ki bu sorun yardım desteğinin hem Ankara'da hem de Moskova’da ilgi uyandıracağını tahmin ediyoruz. Bize göre; Rusya, Türk tarafının durumunu güçlendirmeye yönelik hareketlerde bulunmaya hazırdır. Kafkasya’da ve Orta Asya’da Türkiye’nin ve Rusya’nın birlikteliği, gelecek vaat eder. Ayrıca her iki ülke de bu bölgede ki düzen politikasında aktif rol alır. Kafkasya’nın kuzey ve güney komşuları olan Rusya ve Türkiye bölgede önemli görevler üsteleniyor. Bu görevler iki ülkeyi tehlikeli durumlarda, koordineli hareketlerde kendi aralarında ve diğer uluslararası topluluk üyeleriyle olan iş birliğinin gerekliliği karşısında birleştiriyor. Rus – Türk işbirliğinde ki bu potansiyel daha uzun yıllar devam edecektir. Orta Asya’ya gelince; burada konu Moskova’da ki Rus-Türk görüşmeleri seyrinde ortaya çıkabilecek olan Türkiye ile Şangay Organizasyonu birlikteliğinin problemleri ele alınabilinir.

Sonuç olarak Rusya ve Türkiye İki önemli Avrasya devletidir. Çok boyutlu güçlendirilmiş ortaklık çerçevesinde birlikte yapılacak olan hareketler, uluslararası problemlerin yoluna konduğu bölgelerde güven ve istikrar sağlayabilir.

Dünyadaki olayların gelişimi ve son beş yıldır Türkiye ve Rusya’nın ilişkileri, Ankara ve Moskova arasındaki işbirliğinin derinleşmesini ve güvenin sağlamlaştırılması gerekliliğini doğrulamıştır.


Upsam (Uluslararası Politik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi)

Tüm hakları Saklıdır